Ayşenur Aygül, Araştırma Asistanı/Türkiye Göç Araştırmaları Merkezi (TÜGAM)

18 Mart Mutabakatı ve Türkiye’den Avrupa’ya Yasadışı Göçte Son Durum

18 Mutabakatının imzalanmasından bu yana Türkiye’den Avrupa’ya yasadışı geçişlerde düşüş var.  Peki Türkiye açısından son durum nedir?

29 Temmuz 2019, Pazartesi
- 18 Mart Mutabakatı ve Türkiye’den Avrupa’ya Yasadışı Göçte Son Durum

AB ülkeleri 2011’den bu yana her yıl gittikçe artan yasadışı göçle karşı karşıya. Ancak 2015 yılında 1 milyondan fazla kişinin Avrupa’ya ulaşması ile bu durum 1990’larda Bosna ve Kosova’da yaşanan savaşlar sonucu Avrupa’ya yönelik mülteci krizinden sonra görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Bu ise AB’nin yasa dışı göçe karşı çözüm arayışını hızlandırdı. Türkiye, Yunanistan ve Bulgaristan’a kara yolu ve Yunan adalarına ise deniz yolu aracılığı ile Avrupa’ya ulaşmak isteyen göçmenler tarafından en çok kullanılan rotalardan biri.

Tüm bunlar çerçevesinde çözüm arayışının bir parçası olarak 18 Mart 2016 tarihinde Türkiye ile AB arasında düzensiz göçün önlenmesi adına bir mutabakat (Geri Kabul Anlaşması) oluşturuldu. Böylece 20 Mart 2016 tarihinden itibaren Türkiye, kendi toprakları üzerinden Ege’deki Yunan adalarına geçen bütün düzensiz göçmenleri geri almayı kabul etti. Mutabakatla Türkiye’ye gönderilecek her Suriyeli vatandaş karşılığında AB ülkelerine bir Suriyeli vatandaşın alınması kararlaştırıldı.

Mutabakatla ayrıca Türkiye’nin AB’yle tam üyelik müzakereleri hızlandırılması, yeni müzakere başlıklarının açılması, Türkiye’ye Suriyeli sığınmacılar için 2016/17 ve 2018/19 dönemleri için üçer milyar Euro finansal yardım ve belirlenen 72 kriterin tamamlanması sonucunda Türkiye’nin AB ülkelerine vize serbestisi sağlanması üzerinde anlaşıldı.

Bugün gelinen noktada, mutabakatının AB ülkelerine yasa dışı göçmen akınında ciddi oranda düşüş sağladığı gözlemleniyor. AB Sınır Koruma Ajansının (Frontext) “2019 Risk Analizi” rakamlarına göre 2015 yılında 1.822.177 olan yasadışı geçiş sayısı 2018 yılında 150.114’e düşmüş durumda.

18 Mart mutabakatı sonrası özellikle Türkiye’den Yunanistan’a deniz yolu ile ulaşanların sayısında ciddi bir düşüş olduğunu gözlemleniyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) verilerine göre, Avrupa’ya göçmen akınının zirve yaptığı 2015’te Ege Adaları üzerinden 856.723 kişi geçiş yaparken, bu sayı 2018 itibariyle 32.494.

Türkiye’den Yunanistan’a geçen günlük düzensiz göçmen sayısında da gözle görülür bir azalma yaşandı.  2015 yılında 2.339 olan rakam 2017’de ise 79’a kadar geriledi.

Türkiye’den Yunanistan’a 2015’te yasa dışı yollarla geçmek isteyen 853 bin 650 kişiden 91 bin 611’i yakalandı. 2017’de ise 28 bin 907 kişiden 21 bin 937’si Sahil Güvenlik Komutanlığınca yakalandı.

Ayrıca 2015 yılından bu yana Ege denizinde hayatını kaybeden göçmen sayısı da azaldı. 2015 yılında 806 göçmen hayatını kaybederken bu sayı 2018’de 174’e düşmüş durumda.

Bugün Türkiye açısından ise durumun pek parlak olmadığı söylenebilir. İki taraf arasındaki ilişkiler geçen hafta AB’nin Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama faaliyetlerine yönelik yaptırım kararı ile iyice gerilmişti. Gelinen son noktada, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 22 Temmuz’da bir haber kanalında gündeme ilişkin yaptığı açıklamada vize serbestisinin hala sağlanmadığı gerekçesi ile anlaşmanın askıya alındığını duyurdu. Ayrıca mutabakat çerçevesinde açılması planlanan beş fasıl ise hala açılmış değil. AB fonlarının ilk aşamasında vaat edilen 3 milyar Euro Türkiye’ye aktarıldı ancak ikinci aşamaya henüz geçilmedi.

Bitnami