Mobassera Jahan Fatıma, Araştırma Asistanı / İslam Düşmanlığı ile Mücadele Araştırmaları Merkezi

Dini İnançlara Yönelik Kısıtlamalar ve Düşmanlıklar Küresel Olarak Artış Gösteriyor

2007-2017 yılları arasında 198 ülkede, hükümetlerin dinlere yönelik uyguladığı kısıtlamalar ve toplumsal düşmanlıklar arttı.

05 Eylül 2019, Perşembe
- Dini İnançlara Yönelik Kısıtlamalar ve Düşmanlıklar Küresel Olarak Artış Gösteriyor

Pew Araştırma Merkezi’nin Temmuz 2019’da yayımladığı on yıllık rapora göre 2007’den 2017’ye kadar geçen on yıl boyunca, devletlerin din üzerindeki kısıtlamaları – dinî ritüel ve uygulamaları kısıtlayan yasalar, politikalar ve eylemler- dünyada belirgin bir şekilde artış gösterdi.

Söz konusu rapor, Devlet Kısıtlamaları Endeksi (DKE) ve Toplumsal Düşmanlık Endeksi (TDE) olmak üzere iki ana endeks üzerine kurulu. DKE, dini inanç ve uygulamaları kısıtlayan hükümet yasalarını, politikalarını ve eylemlerini ölçmekte. Bu endeksteki öğeleri devletlerin dini grup taraftarlığı, din özgürlüğünü kısıtlayan yasa ve politikalar, dini faaliyetlerde devletin sınırları ve dini grupların devletler tarafından tacizleri oluşturmakta. Diğer taraftan TDE, dini normlarla ilgili düşmanlıklar, dinler arası gerginlik ve şiddet, organize gruplar tarafından dini şiddet, bireysel ve sosyal grup tacizleri gibi faktörleri ölçmekte.

Araştırmada, izlenen beş bölgenin (Amerika, Asya-Pasifik, Avrupa, Orta Doğu-Kuzey Afrika ve Sahraaltı Afrikası) her birinde her iki kısıtlama türünün de arttığına vurgu yapılmakta. Raporda “yüksek” veya “çok yüksek” düzeyde dini kısıtlamalara sahip olan, aralarında Çin, Endonezya ve Rusya gibi görece daha kalabalık ülkelerin de bulunduğu devlet sayısı 2007’de 40 iken; bu sayının 2017’de 52’ye ulaştığı görülüyor. Geçen on yılda ise insanların dinî inançlarına yönelik toplumsal ayrıştırma ve dışlamanın en yüksek yaşandığı ülkelerin sayısının 39’dan 56’ya yükseldiği belirtiliyor.

Çalışmada ele alınan 198 ülkenin 108’inde TDE puanında küçük değişiklikler (0,1 ila 0,9 puan) göze çarpıyor. Ayrıca 49 ülkenin TDE puanında artış görülüyorken 59 ülkede azalmanın gerçekleştiği ifade ediliyor. Diğer 57 ülkenin TDE puanında ise herhangi bir değişiklik görülmüyor.

Dünyanın en kalabalık 25 ülkesi arasında Çin’in, bu çalışmanın başlangıç tarihinden (2007) bu yana DKE puanında sürekli olarak yüksek puan aldığı ve 2017’de ise din konusundaki en üst düzey devlet kısıtlamalarına sahip olduğu göze çarpıyor. Çalışmada 2017’de Çin’in DKE puanı en yüksek (8.86 puan) olarak kaydedilse de TDE puanının (1.28 puan) düşük olduğu dikkat çekiyor.

Diğer taraftan Hindular ve Müslümanlar arasındaki mezhepsel ve toplumsal şiddet ön plana çıkmakta. 2017’de dünyanın en kalabalık 25 ülkesi arasında Hindistan’ın TDE puanının en yüksek (9.48 puan) olduğu kaydediliyor. Yani 2017’de Çin’in TDE puanının düşüklüğü ile kıyaslandığında Hindistan’daki dine yönelik toplumsal düşmanlıklarının Çin’e göre daha yüksek olduğu anlaşılıyor. Buna karşılık aynı yıl Hindistan’ın 5.38 olarak kaydedilen DKE puanının, hükümet kısıtlamaları Çin’den daha düşük.

Araştırma verilerine göre, genel olarak, son on yıl boyunca dünya genelinde dini kısıtlamaların arttığı; ancak söz konusu kısıtlamaların tüm coğrafi bölgelerde veya kısıtlama çeşitlerinde eşit şekilde olmadığı göze çarpıyor. Örneğin Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde hem dine yönelik devlet kısıtlamalarının hem de toplumsal düşmanlıkların 2007’den bu yana yükselmesi dikkat çekiyor. Ancak son on yılda en çarpıcı artışların bir kısmının, Avrupa ve Sahraaltı Afrika dahil diğer bölgelerde gerçekleştiği de gözden kaçmıyor.

Araştırma, bazı Avrupa ülkelerinde başlangıçta gerek DKE gerekse de TDE puanları düşük düzeydeyken son 10 yılda Müslüman kadınların kıyafetlerine getirilen kısıtlamaların artması, devletlerin puanında artışa sebep olduğunu söylüyor. Örneğin Avrupa’da 2007’de, sadece beş ülkenin bu tür kısıtlamaları olduğu kaydedilirken 2017’de ise bu sayı 20’ye yükseliyor.

Çalışmanın başlangıç tarihinden bu yana Avrupa ve ABD’de, özellikle 2014 ve 2016 yılları arasında çeşitli taciz vakalarının artış gösterdiği kaydediliyor. 2015’te Avrupa’ya doğru başlayan göç akınının, söz konusu tacizlerin ve İslam düşmanlığın yükselmesine yol açtığı dikkat çekiyor.

Devlet kısıtlamaları ve toplumsal düşmanlıkları yüksek seviyede olan ülkelerde dini azınlık gruplarının ayrımcılığa, dışlamaya, çeşitli kısıtlamalara ve düşmanlıklara maruz kaldığı görülüyor. ABD, Tayland, Hollanda  gibi  bazı devletlerin zaman zaman  uyguladığı politika ve izlediği siyasi yolların da toplumdaki dini azınlıklara karşı düşmanlığın artırmasına yol açtığı görülüyor. Ayrıca bazı devletlerde aşırı milliyetçi ve sağ partilerin iktidara gelmesi ile gerek antisemitizm gerekse İslam düşmanlığının arttığı gözlemlenmekte.

Not: Pew Araştırma Merkezi, Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir düşünce kuruluşudur. Pew kendisini, kamuoyunu, dünyayı şekillendiren konular, tutumlar ve eğilimler hakkında bilgilendiren, tarafsız bir veri kuruluşu olarak tanımlamaktadır. Genelde toplumsal sorunlar, kamuoyu yoklaması, demografik araştırma, medya içerik analizi ve diğer ampirik sosyal bilim araştırmaları yürütmektedir.

 

  • Temel Eğitim Programı altıncı hafta dersleri Dr. Öğretim Üyesi K. Onur Unutulmaz'ın "Amerika Kıtası ve Göç" adlı se… twitter.com/i/web/status/1…
  • Fransa’da yaşayan Müslümanların yüzde 42’si dinî inancından dolayı yaşamı boyunca en az bir kez ayrımcılığa maruz k… twitter.com/i/web/status/1… Retweeted by Göç Araştırmaları Vakfı
  • 2019 Sonuna Kadar Türkiye’ye Tatile Gelecek Yaklaşık 2.8 Milyon Avrupalı Türk’ün, Turizme 3,3 Milyar Euro Katkı Sağ… twitter.com/i/web/status/1… Retweeted by Göç Araştırmaları Vakfı
  • Temel Eğitim Programı altıncı hafta dersleri Prof. Dr. Osman Köse'nin "Cumhuriyet Dönemi Göç Hareketleri: Köyden Şe… twitter.com/i/web/status/1…
  • Temel Eğitim Programı beşinci hafta dersleri Dr. Öğretim Üyesi K. Onur Unutulmaz'un, "Modern Avrupa ve Göç:1945 Son… twitter.com/i/web/status/1…
Bitnami