Süleyman Soyhanoğlu, Araştırmacı/Türkiye Göç Araştırmaları Merkezi (TÜGAM)

İdlib’de Yerinden Edilen İnsanlar Sorunu Yeniden Gündemde

Türkiye’ye sınırı olan İdlib’de suların ısınması yeni bir göç dalgasını tetikleyebilir. Yerinden edilen insanlar, Türkiye’de ve uluslararası kamuoyunda yeniden gündeme geldi.

31 Temmuz 2019, Çarşamba
- İdlib’de Yerinden Edilen İnsanlar Sorunu Yeniden Gündemde

 

Savaştan önce 1,5 milyonu aşan ve Sünnî yoğunluklu olan nüfusuyla Suriye’nin en büyük kentlerinden biri olan İdlib, son tahminlere göre 5 milyondan fazla insanı barındırıyor. Türkiye, ortaya çıkacak herhangi bir çatışmanın yeni bir göç dalgası oluşturabileceğinden endişe ediyor.

Astana Protokolü’nün başından bu yana İdlib’in çatışmasızlık bölgelerinden biri olmasına ilişkin ısrarı süren Türkiye, İdlib’den gelebilecek yoğun Suriyeli göçünün önüne geçmek istiyor. 2017’deki 4. Astana Görüşmesi sonucunda Rusya ve İran ile bu konuda anlaşmaya varan Türkiye, son zamanlarda rejimin İdlib’e yönelik bombalı saldırılarıyla endişelerini yeniden gündeme getirdi. Diğer yandan Avrupa’nın da İdlib’e yönelik saldırılar sonrasında yeni göç dalgalarının başlayabileceğine ilişkin söylemleri arttı.

Türkiye ve Avrupa’dan sivil toplum kuruluşları temsilcileri, İdlib’de devam eden çatışmalar nedeniyle bölgeye yardım ulaştırmakta güçlük çektiğini belirterek son verilerin, İdlib’de 5 milyona yakın bir nüfusun barındığını ve yerinden edilen insanlar için kurulan kamplarda gıda, su ve battaniye talebini karşılamakta güçlük çektiklerini belirtti. Uzmanlar, eğer süreç uzarsa Türkiye’nin, yeni bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor.

Savaşın başından bu yana Suriye’den ayrılmak istemeyenler için önemli bir merkez haline gelen İdlib’de okulların ve hastanelerin enkaza dönüştüğünü söyleyen uzmanlar, Suriye’nin gelecekteki en önemli sorunlarından birinin eğitimsizlik olacağını vurguluyor. Acil bir çözüm stratejisinin geliştirilmesi gerekliliği üzerinde duran uzmanlar, ortaya çıkacak sorunların Suriye’den sonra en çok Türkiye’nin etkileneceği konusunda hemfikir.

Son dönemde sınıra güvenlik duvarı ören ve demografik yapısını koruma üzerine vurgu yapan Türkiye’nin ise Avrupa Birliği ülkeleri ile olan Geri Kabul Anlaşması’nı tek taraflı olarak askıya alması ve kaçak göçmenlerle mücadelede sınır dışı etme politikasının daha sıkı tedbirlerle yürürlüğe gireceğine ilişkin yaklaşımı, yeni bir göç akınının yükünü tek başına taşımak istemediğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Nitekim bir süredir Türkiye’nin artık geçici koruma statüsü vermediği ve yeni göçmen kabulü gerçekleştirmediği biliniyor.

Türkiye’nin 2013 yılından beri vurguladığı ancak Avrupa kanadında karşılık bulamadığı külfet paylaşımı konusunda artık geri adım atarak Avrupa’nın sürece dahil olmasını beklediği görülüyor. Türkiye’nin kendileri için en önemli tampon bölge olduğunu sık sık vurgulayan Avrupa’nın ise İdlib konusundaki çekincelerinin nihaî sebebi olarak Türkiye’nin mevcut tutumu gösteriliyor.

  • 1 Eylül'de Almanya Sachsen eyaletinde parlamento seçimleri yapılacak. Irkçı parti anketlere göre seçimleri kazanabi… twitter.com/i/web/status/1… Retweeted by Göç Araştırmaları Vakfı
  • @A_Merkezleri Sorun çözülmüştür. İlginiz için teşekkür eder başarılar dileriz.
  • @A_Merkezleri Sorun çözülmüştür. İlginiz için teşekkür eder başarılar dileriz.
  • Diaspora Yaz Okulu başvuruları için son gün!!! twitter.com/Goc_Vakfi/stat…
  • Uygur Türklerinin Çin'e gönderildiğine dair çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını @Gocidaresi açıkladı. İlgili ya… twitter.com/i/web/status/1… Retweeted by Göç Araştırmaları Vakfı
Bitnami